18000 Sokak No:35 Alaçatı, İzmir
+90 (0) 532 211 29 23

HİPERVENTİLASYON NEDİR? NEFES TUTULARAK YAPILAN AKTİVİTELERDE NEDEN TEHLİKELİDİR?

HİPERVENTİLASYON NEDİR?
NEFES TUTULARAK YAPILAN AKTİVİTELERDE NEDEN TEHLİKELİDİR?

Nefes tutarak yapılan aktivitelerde her spor branşında olduğu gibi birtakım riskler mevcuttur.
Bu yazıda Hiperventilasyonun sebep olabileceği durumlar anlatılmaktadır.
Nefes tutularak yapılan aktivitelerde Hiperventilasyondan kaçınmış olmak risklerden tamamen arınmış olmak anlamına gelmez.
Aslında birçok teknik bilginin ve farkındalığın bir araya gelmesi bir bütünü oluşturur ki bu da uzman eğitmenler gözetiminde yapılan eğitimler ile kişilere aktarılabilir.
Uyguladığımız eğitim programlarındaki temel gaye severek yaptığımız hobimizin güvenli ve konforlu bir şekilde icra edilmesini sağlamaktır.

Hiperventilasyon kelime anlamıyla başlayalım;

İki kelimeden oluşan Hiper – Ventilasyon kelime anlamları olarak,
Aşırı – Nefeslenme anlamına gelmektedir.

Peki nedir bu Aşırı Nefeslenme kavramı?

Bizler atmosferde bulunun gaz karışımını solumaktayız.
Bu karışım genel olarak %21 Oksijen ( O2 ) ve %79 Azot ( N2 ) gazından oluşmaktadır.

Bir insan dakikada 12 ile 20 kere soluk alıp verir.
Bir erkeğin ortalama akciğer kapasitesi 6 lt dir.
Bu soluk alıp vermeler esnasında akciğerlerimizin toplam kapasitesini değil sadece Tidal Volümünü (TV) kullanırız.
Akciğerimizin Tidal Volüm (TV) miktarı ortalama 0,5 lt dir.

Bu verileri formüle edersek;

Dakikada 12 ile 20 soluk ortalamada 16 soluk/dakikaya eşittir.

16 soluk/dakika x 0,5lt TV = 8 lt soluk/dakikadır.

Bu durumda ortalama bir insanın dakikada 8 litreden fazla hava soluması Hiperventilasyon olarak tanımlanır.

Hiperventilasyon hızlı ve derin nefes alıp vermekle oluşabileceği gibi gereğinden fazla nefeslenmekle de gerçekleşir.

Nefes tutma aktiviteleri esnasında harcanan Oksijen ( O2 ) karşılığında Karbondioksit ( CO2 ) açığa çıkmaktadır.

Akciğerlerimizde bulunan oksijenin hangi miktarda hangi organlarımız tarafından kullanılacağına ana kontrol mekanizması olan beynimiz karar vermektedir.

Harcanan Oksijen ( O2 ) sonucu açığa çıkan Karbondioksitin ( CO2 ) kandaki konsantrasyonunun belirli bir seviyeye ulaşması sonucu nefes tutan kişi nefes alma ihtiyacı duyar.

Nefes alma ihtiyacının duyulmasına rağmen nefes tutma aktivitesinin devam etmesi durumunda sınırlı sayıda kalan Oksijen ( O2 ) tedbir gereği nefes tutan kişi taze Oksijen ( O2 ) ile buluşana kadar kontrollü harcanır.

Hiperventilasyon kandaki Karbondioksit ( CO2 ) konsantrasyonunun olması gerekenden çok aşağıya düşmesine sebep olur.

Solunan Oksijen ( O2 ) miktarında pozitif yönde bir değişim olmadığı gibi vücudumuzda nefes tutma aktivitemizi etkileyecek bir takım değişiklikler meydana gelir.

Örneğin;

-Kalp atışlarımız hızlanır. Kalp bir kas olduğundan ihtiyacı olan enerjiyi Oksijen ( O2 ) harcayarak sağlar. Gereğinden hızlı atan kalp aşırı Oksijen ( O2 ) tüketir.

-Kanımızın ph seviyesi yükselir ve kanda Oksijeni ( O2 ) ve Karbondioksiti ( CO2 ) taşıyan Hemoglobinler ile Oksijen arasındaki bağ güçlü hale gelir ve Oksijen ( O2 ) Hemoglobinden ayrılamaz.
Dolayısı ile var olan Oksijen ( O2 ) hücreler tarafından kullanılamaz hale gelir.

Bu dezavantajları göz önünde bulundurursak nefes tutma süremiz Hiperventilasyon sonucu aslında kısalmaktadır ki bu yapılan deneyler ile ispatlanmıştır.

Hiperventilasyon belirtileri:

-Sersemlik, baş dönmesi.
-Göz kararması.
-Kulak çınlaması, işitme kaybı.
-Dudaklarda ve yüz bölgesinde karıncalanma.
-Ellerde uyuşma.
-Ağızda metalik tat.
-Denge kaybı.

Nefeslenme esnasında bu belirtilerden herhangi birini hissediyorsak Hiperventile olmuşuz demektir.

Eğer Hiperventilasyon yapıp karbondioksit ( CO2 ) seviyesini gereğinden fazla düşürürsek ve bu şekilde nefes tutarak dalış yaparsak.

Harcanan Oksijen ( O2 ) karşılığında açığa çıkan Karbondioksit ( CO2 ) seviyesi hiçbir zaman nefes alma ihtiyacı belirleyecek seviyeye ulaşmaz.
Ya da olması gerekenden geç bir zamanda nefes alma ihtiyacı belirtisi oluşur.

İşte bu durumda beynimiz nefes alma ihtiyacı duymadığından var olan Oksijeni ( O2 ) hiçbir tedbire gerek duymadan kullanır.

Oksijen ( O2 ) seviyesinin kritik seviyeye ulaşması sonucu beynimiz hayati önem taşıyan organlarımızı yaşatabilmek için sistemi korumaya alır ve şalteri kapatır.

Böylece nefes tutan kişi bayılır.

Nefes tutarak yapılan dalışlarda Hiperventilasyon sonucu yaşanan bayılmalar ansızın ve hiç belirti vermeden oluşur.

Bayılma aşağıya inerken, aşağıda dururken ya da yüksek ihtimalle yüzeye yaklaşırken gerçekleşir.

Su içinde yaşanan bayılmalara zamanında müdahale edilemez ise tablo değişir ve durum boğulma ile sonuçlanır.

İşte bu sebeplerden Hiperventilasyon yapmak tehlikelidir.

Hiperventilasyon yapmayın, yapanları uyarın!

Hobinizi güvenli ve konforlu bir şekilde yapın…

Kemal Yayöz
SSI Serbest Dalış Uzman Eğitmeni